4.1.11

hürrem. çokaçtık haha
karşı masadaki kızlarla kavga ettik. hatırlıyorum.
melike bu arkadaş.
çok sinirlenmiştim .hatırlıyorum
çook zaamaann geeçtii üüstüündeen.

3.1.11

hepiniz yalancısınız.üzüldüm bu sefer.
dediklerimiziyapmıycakkadarzavallıdurumdayız.
işiniz
http://totallycoolpix.com/
unutmaktan nefret ediyorum. hatırlamak istiyorum herşeyi. en ufak ayrıntıyı.gülümseten ya da birden hüzünlendiren sebebi.karnımın acıkmasına neden olan kokuyu duymak istiyorum. ezberlemek.öğrenmek bilmek istiyorum hepsini. okey.
rüyamda erceyi gördüm.konserdeydik. özledim.

30.12.10

melek hocanın evlenmesi..eresinde..o.o whatda fuck

29.12.10

victoria's secret kadınları..

kırdım kafanı oğuzbey!

benim için çok önemli olup doğukanın aldığı 'feel beat'sennheiser kulaklıklarıma bakıp bugün vay be baya dayandı dedim. play tusuna bastım ve çalmadı. aklıma geldin.gözlerim doldu. aklıma tekrar geldin. ve bir daha. çıkmadın oğuzhan. seni masanda sandalyen dönük bir şekilde kulağında 150 küsür liralık sennheiserlarınla hah hah hah diye gülerek hayal ettim.... devam edemiyorum.titriyorum..
KRALTOŞ

27.12.10

'Zamanın merdiveninde her daim,yukarı çıkan tahta ayakkabıların ve aşağı inen cilalı çizmelerin sesi yankılanır.'' Jack London
Tanrı’nın Azrail’i yanına çağırmasıyla başlar hikâye ve Tanrı Azrail’den Kafka adında bir adamı öldürüp kendine getirmesini ister. Azrail elindeki öldürülecekler listesinde küçük bir oynama yaparak Kafka’nın adını ilk sıraya alır ve canını almak için dünyaya iner. Prag’dan başlar aramaya ve tüm Avrupa’yı dolaşır, ama bulamaz. Tanrıya karşı mahcup olmak istemediğinden hiç ara vermeden devam eder yolculuğuna ve tüm mevsimlerde, tüm kentleri dolaşır… Tanrı’nın huzuruna çıktığında eli boştur. Tanrı Kafka’yı sorar kendisine, Azrail boyun büküp cevap verir, “Yok” der önce… “Sizin yarattığınız evrende Kafka adında bir adam yaşamıyor.” Tanrı öfkelenir bu sözün karşısında, belki de ilk defa istediği bir şey yerine gelmemiştir. Gür sesiyle bağırır Azrail’e “Git o zaman onu kendi yarattığı dünyada bul ve getir.”
İşte hayatımın gizli temeli: Aralarında ilişki yok gibi görülen bütün çabalarımın altında aynı isteği buluyorum: Varoluşu içimden atmak, anları yağlarından sıyırmak, bükmek , kurutmak, kendimi temizlemek, katılaştırmak, sonunda bir saksafon notasının kesin ve belirli sesini verebilmek. Bunu şöylede anlatabiliriz: Yanlış dünyaya gelmiş bir zavallı vardı. Öteki insanlar gibi, parkların, kahvelerin, ticaret kentlerinin dünyasında varolup gidiyor ve tabloların ardında, kitapların ardında bambaşka dünyalarda yaşadığına kendini inandırmak istiyordu. Jean Paul Sartre – La Nausea -Bulantı
Efendiler! Eşekler susabilirler Ne yani çocuklar hiç gülmeyecekler mi?

26.12.10

kafam ağrıyo lan! kafam kafam. buyazı da nekadar iğrenç tip hai almaya başladı mal mıdır nedir? burda soru anlamı mıdır *la sağlanmıştır.
Mutlu Yaşamın 10 Anahtarı Her ülkenin binlerce atasözü var, özdeyişi var. Bunlar birikimlerin hap halinde ...ifade edilmiş şekli. Ünlülerin, toplumları etkileyen kişilerin özdeyişleri var, çoğu zaman yazarlar anlatmak istedikleri konuya giriş yaparken "ufuk açma" niyetine alıntı yaparlar. Philip E. Humbert adlı bir psikiyatri profesörü, "İnsanlara mutlu yaşamın anahtarını 10 kuralda toplayacak olsam, hangi deyişleri seçerdim" diye kapsamlı bir çalışma sonrası bir liste çıkartmış. 1. Kendini tanı. (Sokrat) Kendi içinde yolculuk yap. Günlük tut. Kalbin, gönlün, vicdanın ne diyor? Neyi öne çıkartıyor? Dünyaya bilinçli bakmanın yolu başta bu iç yolculuktan geçiyor. 2. Olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol. (Mevlâna) Dürüst ol, adil ol, hakça düşün. İçinden gelen sesin öne çıkardığı değerleri koru. Hayatta birşeyleri korumak için ayakta kalmazsan her şey seni düşürür. 3. En yukarda aşk var. (Aziz Paul) Sesi müziğe dönüştüren aşktır. Aşk olmazsa, sevgi ilişkileri yoksa, ihtimam eksikse hayatın kuru bir daldan farkı kalmaz. 4. Dünyayı hayal gücü döndürür. (Albert Einstein) Yaptığımız her şey hayal kurarak başlar. Hayat -herkes için- hayalleri gerçekleştirmek ve yapabileceğinin en iyisi, olabileceğinin en güzeli peşinde gitmektir. Bobby Kennedy'nin sözü gibi: Diğerleri dünyaya bakıyor ve "Neden" diye soruyor. Ben bambaşka bir dünya düşünüyor ve "Neden olmasın" diye soruyorum 5. Fazla güzellik göz çıkarmaz. (Mae West) Güzel hayat doya doya yaşanır. Mutluluk paylaşılır, hayatı sevme hissi coşkuyla beraber gelir. Ruhun müziğinde "Haydi bastır, göster kendini" temposu vardır. Kibir değil, çoşku! 6. Fırsatlar yakalandıkça çoğalır. (Sun Tzu) Başarı cesaret ister, başlangıçtaki cesaret sonradan inanca dönüşür. İnanç insanlığa daha iyi hizmet arzusuna dönüştüğünde fırsatlar yelpazesi yukarı bir seviyede tekrar açılır. 7. Ya yap ya yapma. Denemek yok! (Yoda - Yıldıa Savaşları) Hayat seri hareket, karar ve kararlılık gerektirir. Tereddütte kalanlar geride kalır. Hayatın üstüne gitmezseniz hayat sizin üstünüze gelir. 8. Mükemmellik, ekleyecek bir şey kalmadığında değil, alınacak bir şey kalmadığında oluşur. (Antoine de St.Exupery) Hayatınızı basitleştirin. Basite indirge, indirge, bir kere daha indirge... O zaman ne kalıyor, ona bak. İstekler listenizi kısa tutun. Kısa tutun ki fokus edebilesiniz. Güneş ışığına büyüteç tutmak gibi, odaklamazsanız hayatı yakamazsınız. 9. Kabiliyet yoksa sanatçı olmaz, ama çalışılmadıkça kabiliyet hiç bir işe yaramaz. (Emile Zola) Ancak akıllı, bilinçli ve odağı şaşmayan çabalar sonrası olası potansiyelin yapabilecekleri gerçekleşir. Elması yontmadıkça elinizde sadece bir taş parçası vardır. 10. Hayatı yaşamanın iki yolu var. Biri hiçbir şey mucize değilmiş gibi yaşamak... Diğeri herşey mucizeymiş gibi yaşamak. (Albert Einstein) Şükretmeyi unutmamak gerek!

25.12.10

evet şimdi huzur..duştan çıktım bilgisayarımı açtım.kahvemi hazırladım v üstümü giydim.6 dan beri dinleniyorum ve saat 11.30.kutu odamda müzik dinleyip starwars pijamamla kahvemiyudumlarken tuşlara basıyorum ve yarın sabahın köründe kalkıp atölyeye gideceğimi hatırlayıp yapmam gereken şeytan ve ölüm adlı (yanlış da olabilir)resmi tamamlamak için beynime komut veriyorum.wake up.

23.12.10

ne istiyorum- bi mahalleye sahip olmak. ve gecenin belli bi saatinde bütün elektriği ellerinden almak. milleti cama balkona toplamak. yıldızların ve ayın olduğunu hatırlatmak! sessizliği duyurmak.
VEBEDORA VEBEBONZA

22.12.10

bi kere filmini izledim.

Frida ve Diego ilk kez İstanbul'da

Meksika kültürüne damga vuran eserleriyle 20. yüzyılın efsane çifti haline gelen Frida Kahlo ve Diego Rivera'nın eserleri, Türkiye'de ilk kez Pera Müzesi'nde sergilenecek.



AA
Güncelleme: 12:05 TSİ 08 Aralık. 2010 Çarşamba
İSTANBUL - Eserleriyle olduğu kadar, sıra dışı ve tartışmalı yaşamlarıyla fırtınalı ilişkileriyle ilgi çekerek, sinema ve edebiyat dünyasına da ilham veren, Meksika kültürüne damga vuran eserleriyle 20. yüzyılın efsane çifti haline gelen Frida Kahlo ve Diego Rivera'nın eserleri, Türkiye'de ilk kez Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi'nde sergilenecek.
Jacquesve Natasha Gelman'ın koleksiyonunda yer alan, Meksika'nın ulusal kültür varlıkları envanterine kayıtlı ve Meksika dışında çok az sayıda sergilenen çiftin en önemli eserlerinden oluşan 40 yapıt, 20 Mart 2011'e kadar ziyarete açık kalacak.
Sanatseverleri, duyulduğu ilk andan itibaren heyecanlandıran, Berlin ve Viyana'da düzenlenen ve 2010 yılına damgasını vuran Frida Kahlo Retrospektifi'nin en gözde Kahlo yapıtlarının yanı sıra Diego Rivera'nın eserlerinin de yer aldığı serginin küratörlüğünü ise Dr. Helga Prignitz-Poda üstlendi.

21.12.10

buldum buldum.bakma


                                                                         YERİM





Tek gerçek devrim yalnız olmak. Yalnız olduğunuzu başına gelebilecek en büyük dönüşümü kabul etmek." 
-                                                                                                                                                          Osho

it was summer with erce and merce

çok özledim.

20.12.10

http://www.musicincolors.com/

sevgili mp3 music download dingili.

sen ne yaptığını sanıyosun pardon ya.beyinsiz olma ihtimalini göz önünde bulundurarak sana hitap edicem .embed ne! ne embedi. neden kuruluş amacına hizmet etmezsin. hayır  çok  basit.  ben seni buraya yükliycem  sen de  çalıcaksın. tamam resimlerini de gösterme. lanet olsun  gösterme. ama çal.!

16.12.10

hiçbir zaman sevmediginiz birinden asla bir zamanlar sevdiginiz biri kadar nefret edemezsiniz.
deliaysel.
günlük mü be bura.
değil tabi.
aylık yıllık  hohoho:D tamam .






evdeyimbugün naber.resim yapıcam.

14.12.10

yarışmaya katılıyim dedim.



FAKAT  !




SEÇİCİ KURUL
♦ 25. Dünya Üniversiteler arası Kış Oyunları kapsamında düzenlenen “Resim Yarışması Seçici Kurul”u aşağıda isimleri belirtilen üyelerden oluşur:
♦ Prof. Aydın AYAN: (Sanatçı, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü Öğretim Üyesi ve MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi Müdürü)
♦ Prof. Hüsamettin KOÇAN: (Sanatçı, Baksı Kültür Sanat Vakfı Kurucusu, Okan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Plastik Sanatlar Bölümü Öğretim Üyesi)   
♦ Prof. Hasan PEKMEZCİ: (Sanatçı, Hacettepe Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Başkanı)   
♦ Prof. Reşat BAŞAR: (Sanatçı, Kocaeli Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı) 
♦ Doç. Mustafa KÜÇÜKÖNER: (Sanatçı, Atatürk Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü Öğretim Üyesi ve 2011 Erzurum Kış Oyunları Kültür Sanat Komite Başkanı)
♦ Yrd. Doç. İrfan OKAN: (Sanatçı, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü Öğretim Üyesi,)    
♦ Yrd. Doç. Dr. Lütfü KAPLANOĞLU: (Sanatçı, Atatürk Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü Öğretim Üyesi)
♦ Yrd. Doç. İsmail TETİKÇİ: (Sanatçı, Atatürk Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Temel Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi)




böyyle bişey  gördüm. bi resmi seçicekler dimi.

12.12.10

ee hep aynı şey olucaksa--
ben yokum arkadaşım.



















pes etmedim saçmalama.
güle güle.





o değil de.herşey birbirine bağlı.
herşeyin nedeni var.
veherşeygöründüğü gibi değil.



sahtekarlar da var.kancık dostlarım da.
hoşgeldinn.

7.12.10

evet  sonunda bu da oldu.  flash  belleğim  artık  kalbim kadar  temiz.



biçimlendirip  fotoğrafları  geri  çağırdım ve sonuç da şu  oldu!

5.12.10

when i am king, you will be first against the wall
with your opinion which is of no consequence at all

god loves his children


Thom Yorke
come as you are,
as you were,
as i want you to be
as a friend
as a trend
as an old memoria
as an old enemy

and i swear that;
i don't have a gun
insanlar değişir.
bu  çok normal.
sorun sizin onlara çok güvenmiş olmanızdır.
başından beri yarı yolda bırakılma ihtimalini aklınızın ucundan geçirmemiş ve ona büyük bi sevgi bağıyla bağlanmış olmanızdır.
bu aşk olmak zorunda değil.
olmayınca yokluk çekersiniz.
ihtiyaçtır çünkü o.
özlemeyi hatırlatır.
her özlem duygusunu hem de olmayışını aynı anda yaşatır size.
olmayınca da vardır aslında yani.
size yaşattıkları,yarı yolda bırakmaları,ani çıkış ve kararları artık geride kalmıştır.
sinir değil,acizlik vardır artık sizde.
kendinize de kızarsınız tabi.
sigara gibidir.
bağımlı olmuşsunuzdur.
ve canınız çeker.
kurtulamazsınız.
...

kıskancım yani.olmuyo.
"Karanlığı ışıklandırın, sizi aldatmalarına izin vermeyin. Ya da size bir şey öğretmelerine! Sizi değiştirmelerine izin vermeyin. Ya da yeniden sıralanmanıza!

4.12.10

Dünya, uzaylıların akıl hastanesidir. Moron değilseniz böyle bir gezegende iyi olunamayacağını bilirsiniz. Çünkü boyun eğişin ürünü olan hiç bir iyilik, ahlaki değildir. Kurallara uymak, şahsiyetsizleşmeye varır. Uygarlık disiplini denen şey, insanın olgunlaşmasını engelleyen sistemdir.Ermişler gibi metropolden kaçıp tabiatla haşır neşir olmayı özendiren bir tek reklam göremezsiniz.

Teknoloji aptalların kötülük yapmasını kolaylaştırmaya adanmıştır. Eğitim, iş, aile, sağlık, iletişim, politika, güvenlik, eğlence... Kısacası sistemin her ana unsuru, köleliğin şablonlarına uyarlanmış durumda. Hakikaten umudumuz kesildi. Yalnızca bir sonraki yalanı merak etmek bizi ayakta tutuyor. İnsanlar birbirlerinin dertlerini kusur sayıyor.

Hayat, insanın kaybetmekte olduğu bir oyuna dönüştü. Suç, ihlal, delilik ve kaçışın sunduğundan başka bir özgürlük seçeneği yok...
-Murat Menteş
"Hey ahbap! Dövüşmeden teslim olma! Sana söylüyorum! Yoldaki! Her emre itaat eden, sen! Salonda şişeleri kırmama yardım etsen ya? Hey kardeşim!
Sakın umut yok deme bana! İşte, ayaktayız!" (Pink Floyd)

1.12.10

hey michael.
neden böyle yapıyosun.
yapıp kaçıyosun.
dokunulmaz değilsin.
ulaşılmaz da.
bana neden böyle yapıyosun.
mal oluyo.
insan.
mars burasııııııııııııııııııı.
staj yaptığım yerde çok  eğleniyorum buarada.onları sevdim.
anlaşamamak gibi bişeyyaşıyoruz.
anlaşmaktan güzel.

1.11.2010.

yeni ay oldu resmen ve yılı eskitmeye 30 gün bıraktı.
suçlu bence.
yapılması gereken çok şey hatırlattı.
resimler.
ocak ayına kadar 3deseni bi tabloyu bitirmek gerek.
aslında istediklerim çok daha farklıydı.
yılbaşı diye  insan sevinmeli.
ama sevinmiycem sanırım.
sevinemicem de olabilir.
her gün yaklaşıyosun  aptal sisteme.
buna sevinilmez.
sevinebilinemez.
korku başlangıcı.
yapman gerekenleri hatırlamak.
resim yapmak mesela.
ocak ayına kadar.
3 desen
1 tablo.
ya da.



fuck up!
yemek yapmak diyorum.çok değişik  bi olay.  çok ileri görüşlü olman gerek.zor yani.ve tuhafda aslında. bi kapların içine belli maddeler atıyosun. atarken sadece pişirmeyi amaçlıyosun. ısıya maruz kalıyolar.yıkanıyolar temizleniyolar.kabın içine su dolduruyosun.diğer sıvılar da.kırmızı şeyler.onun rengi oluyo.tadı var.koku falan.karıştırıyosun eziyosun.yiyosun .yeme kısmı da çok tuhaf. tek yersen  nasıl yapıldığını falan düşünüyosun.tuhafgeliyo napıyım.

29.11.10

28.11.10

şiddetle başlayan hazlar,
şiddetle son bulurlar.
ölümleri olur zaferleri,
öpüşürken yok olan 
ateşle barut gibi...
W.Shakespeare

avrupa ve amerika'da saygıyla bahsedilen, canım ülkemde ise işi gücü olmayan yada yüksekten uçan insanların okuduğu sanılan bilim dalı. potansiyel deli muamelesi görmek için tercih edilebilecek en zor yollardan biri. okurken delirmeseniz bile size tahsilinizi soran birine fizik mezunuyum yada fizikçiyim dediğiniz zaman karşınızdaki insan suratınıza "oto yıkamacısı olsaydın ya" tarzında bir ifadeyle baktığında gerçekten delirebileceğiniz bölüm.
şu da gerçektir ki bir zaman sonra diğer insanlar gibi düşünemediğinizin farkına varıyorsunuz...

karadeliklerin aslında tamamen kara olmadığını,ama radyasyon yayıp buharlaştılarını ve görünmez olduklarını söylemiştir.ona göre evrenin bir sonu ve sınırı yoktur.
pardoon kıçımızla mı gülüyoduk?

21.11.10

http://inoyan.narod.ru/kaleidoskop.swf

teşekkürler dude.

ohaaa

kafatası ağrısı bebeğim.

20.11.10

bi dakika!

iş çok garip  bi hal almaya  başladı.
akışkan,ılık hatta sıcak!
bağımlılık yapan.
şişirince patlamayan balon  gibi bu.
içine çekince alınmayan bi  nefes gibi.
ironik ama kronik.
batıl ama bilimsel.
açıklanabilir ama kanıtlanamaz.s
sıcak  ama dondurucu.
harika ama acı verici.
uzakken yakın.
yakın ve uzak

19.11.10

25 otuz

cheesecake

peynirli pasta

Cheesecake malzemeleri

Cheesecake tarifi

Tereyağını eritin ve un halindeki bisküvilerle karıştırın. Şekerden 2 yemek kaşığı alarak bu karışıma ilave edin. Kenarları yuvarlak bir tepsiye dökün, bardakla etrafını sıkıştırın. Derin dondurucuya koyun ve 1 saat bekletin. Yumurtayı çırpın, krem peynir ve şekeri ekleyip boza kıvamına gelinceye kadar tekrar çırpın. Ekşi kremayı, vanilyayı ve nişastayı üzerine ekleyin. Çok sıcak bir fırına koyun. Daha sonra ısıyı çok aza getirip, 45 dakika pişirin. Fırının ocağını aralandırın ve 3 saat öylece bekletin. Sonrasında ayrı bir kaba alın. Çilek suyunu çok az nişasta ile kaynatıp koyuca kıvama getirin ve cheesecake’in üzerine dökün. Bunun yerine üzerini çilek ile süsleseniz de yeterli olur. Ya da ikisini birlikte de yapabilirsiniz.
hastaa. hastalar.hastalık

18.11.10

insanın kendini bi halt hissetmesi  çok  değişik  bi olay demek ki.
herkes yanlıştır da kendisi doğrudur ona göre.
herkes ve herşey  hakkında fikirleri vardır.
kimin ne yaşadığını  bilmeden,en ufak  bi lakırdıya yorum yaparlar.
işin komiği bunlar güvenilir görünürler.
sen artık  bitmişsindir yani onlar için.
neden?
işolsun.
çünkü kendileri okadar mükemmel, o kadar saf, o kadar günahsızlardır ki.
süt dökmüş  kedi kadar masumdurlar.
arkadan konuşmazlar.laf taşımazlar.çok iyi sır tutarlar.satmak nedir bilmezler.
hiç olur mu.
onlar hiç hata yaparlar mı.
onlar kusursuzdurlar.
onların hayatında mükemmel aşklar vardır zaten.
aşk kutsaldır ya  onlar için o yüzden.
hiç küstah değillerdir ve alttan alttan laf sokmazlar.
en iyi şeylerde kendilerine de pay  biçmezler.
dosdoğrudurlar.


kendilerinden başkası yoktur.fanuslarına tıkılmışlardır ve nefes alamıyolardır artık.
e tabi canları  sıkılmıştır ve kendi  mükemmelliklerinde de bi eksiklikleri olmayınca can sıkarlar.
çünkü ağızları vardır.
.

17.11.10

16.11.10

vazgeçemeyeceğimşeyler var.
insanlar
sevdiklerim:)
"AİLEMİ"
yürekten seviyorum.

nooooooow! 


wake!
   

UP.
yarın güzel olacak.
güzel olacak yarın.
yuvadayım.






anolee.
şuanda yapacak  okadar çok şeyim var ki ve bunla doğru  orantılı olarak okadar çok  üşeniyorum ki!
iyi bayramlar baltazar!

15.11.10

Arada bir aklıma sen gelince yine 
Arada bir gördükçe rüyamda ben seni 
Arada bir eskimiz gelince aklına) 
(arada bir göz göze gelince eskimizle 
Arada bir gözlerin dolup dolup taşınca 
Arada bir buluşalım seninle biz yine 
Arada bir görüşelim seninle biz yine 
Arada bir sevişelim 
Arada bir buluşalım seninle biz yine 
Sokaklarda el ele dolaşalım gizlice 
Sinemalarda sarılalım birbirimize 
Kimseler görmesin senle beni birlikte 
Kimseler duymasın etrafta bizleri 
Arada bir buluşalım seninle biz yine 
Arada bir görüşelim seninle biz yine 
Arada bir sevişelim 
Arada bir buluşalım seninle biz yine 
Arada bir son defa






whatsthis?

14.11.10

oha abi.çok üzüldüm.beklemiyodum!

9.11.10

yarın
onkasım
acıdoluyor insan
durdu durdu. hiç derdim yok lan dedi.
uzaylının nasıl ananas olduğuna dair fikirlerim var-
-şimdi uzaylılar çıtalarla dünyamızda badminton topu  sektirme turnuvaları  yapıyolarmış.  çıtaların da bacakları çok sektirmeye  müsait olduğundan çıtalar uzaylıları  yeniyomuş. bu  uzaylıların gövdesi  turuncu  ve başları  yeşil  renkteymiş. sürekli  yenilen kötü  uzaylı dünyadan bi kaç  başarılı çıtayı  gövdesindeki  kristale  hapsederek  kendi  gezegeninde zengin uzaylılara çok uzay  parasına satmak  için esir almış.ve o çıtaları  kurtarabilecek  tek  canlı  dünyada bulunan badminton topu  sektirme yarışmalarına katılan ve çıta görüşüne sahip olan insan canlısıymış.geleneksel  badminton topu  sektirme yarışmaları  artık  çıtalar ve insanlar arasında yapıyılomuş  ki,bu insan canlısı çıkıp  yarışmaya  katılsın ve çıtalar tarafından farkedilsin.yine bir badminton topu  sektirme yarışmasında insan canlılarıyla birlikte  bu  seçilmiş çıta  görüşüne sahip arkadaş da aday  maday  olmuş. en beceriksiz görünen buymuş  aralarında ve en son yarışmacı da. sıra buna geldiğinde topu  sektirmeye başlamış  ve  o kötü  uzaylı  gökyüzünden  inmeye  başlamış.bunu  normalde çıtalardan başkası  göremezmiş  ve insan canlısının gördüğünü farkeden çıtalar onun seçilmiş  çıta  grörüşüne sahip  insan canlısı  olduğunu farketmişler. kötü uzaylı da bunun için gelmiş  zaten .onu da kendi  gezegenine götürüp  en zengin uzaylıya satmak istiyomuş. çıtalar hep  bir  ayızdan bu ooo  diye  bağırmış.bu diğer çıtıları  kurtaracak  olan insan canlısı  demişler..kötü uzaylı  ve bizim insan canlısı  yarışmaya  başlamış.( bunu neden yapmışlar belli değil.)sonra kötü uzaylı  adil davranmamış ve bunu  göğsündeki  kristale hapsetmeye çalışmış. onu hapsetmeden  önce etraftaki  çıtaları  hapsetmiş. kendisine de aynı şeyi yapacağını  düşünen  insan canlısı dönüşmeye  başlamış.  eğer kısa insan bacaklarım olmasaydı bu  uzaylıyı  yenebilirdim demiş.  iki tane çıtayı  bacak  yapmış kendisine ve artık zıplayarak  koşarak  uzun adımlar atabiliyomuş.  uzaylı  ışın silahlarını  ona her doğrulttuğunda insan canlısı  onlardan kurtulup uzaylıya daha  çok  yaklaşıyomuş. elleri  demire dönüşeninsan canlısı doğru  hareketi  yapmak  için çabalıyomuş  ve her seferinde daha  çok  ışına maruz kalıyomuş artık  yorulmaya da başlamış. sonunda cesaretini  toplayıp  kolunun göğsündeki kristale  batırmış  ve kristal  parçalara bölünmüş.  içinden diğer çıtalar çıkıvermiş.  ve artık  kristali  bölünen uzay  canlısı  küçük  ve turuncu  bir sülük şeklini almış. ve şimdi  kendimi  bombaya  dönüştürücem 100 saniye sonra hepiniz  yok olacaksınız demiş. ve geri sayım başlamış. uzaylının kafasında rakamlar görünüyomuş. o  sırada aklına bi  fikir gelen insan canlısı [ne fikir geldi bilinmiyor.(sır)]kötü uzaylıyı çıta  bacaklarıyla  100e kadar  sektirmiş. ve o kötü  uzaylı  yeşil yapraklı  turuncu  bir ananasa dönüşmüüüüş. çıtalar afiyetle yemiişş
rüyamda mavisaçlarım vardı. yakışmıştı.

7.11.10

bi arkadaşım vardı.
birisi yüzünden görüşmüyoruz.
hata konuşmuyoruz.
b iarkadaşımı çok özledim.
o birisi canımı yaktı.
bi arkadaşı kaybettim.

6.11.10

artık netim varrr .kikikikiki

3.11.10

türkçe testlerindeki o uzun paragrafları  ilk okuyuşta anlayan var mıdır?.ben anlayamıyorum da.

"evrenselliğe açık  bir ulusal edebiyatın yaratılmasında halktan yana olmanın gerçeği kavrandıktan sonra bu yönde başarılı  örnekler ortaya koymakta  gecikilmez"

okey  ikinciye okurken yarısında anladım. fakat sorum ilk  okuduğunda anlayana?
of en basit kelimelerle anlatayım. içim daralıyo. sıkılıyorum.bi bokluk var. bi  tuhaflık. böyle içimden taşan bişey var. bi  basınç. bağırmam  lazım.  bişey  lazım . hadi bay

2.11.10

haha sunu farkettim 5 kısıden 3unun profilinde into the wild ya da fight clubla ilgili bi post var. sesli güldüm
farkettim.kalabalıkta yalnızım.kişisel şeyler düşünmekten  sıkıldım.fakat  ben varım. bu kaçınılmaz bi durum  dolayısıyla.sürekli  bişeyler anlatan insanlar.onlara baktığımda şunu yaşıyorum.ağızları kıpırdayan hatta çığlık atan yaratıklara aynı anda hem zoom in hem zoom out  yapıyorum.siyah beyaz.neyse böyle bişey.

1.11.10

tüyap-a gidemedik . ühü.
ERKEKLER APTALDIR.