28.1.10



Bu arada içimdeki  boşluğun sebebi bu değil sanırım .tatilim verimsiz geçiyor.
 sadece iyi müzikler öğrenip güzel filmler izleme fırsatım oluyo  ve tabiki daha fazla uyumak. ara sıra da resim yapmak.



Edit:1 Mayıs 2017
Tatilim epey verimliymiş be!

freedom.

Özgürlük istiyorum. Nefes. Yaşamı kemiklerimde hissetmek. Gökyüzü elimi uzattığımda beni çekip alabilecek yakınlıkta. Belki aşık olmak istiyorum. Belki ağlamak, belki kahkahalara boğulmak, belki kendimi unutacak kadar sarhoş olmak, yüzmek, koşmak, bağırmak, camı açıp atlamak, böyle durulmaz bi enerjim  var.
       İnsanları  gördüğüm anda aklımdan geçenleri onlara saymak, ağlarken mutlu olmak falan.

27.1.10

klavye.

evet  sana gerçekten çok  ihtiyaç duydum.yokluğunda mausla nekadar içli dışlı oldum bilemezsin.hatta sana ihanet boyutuna geçtim. ama bunu sen istedin. bunu hakettin.beni  yarı yolda bırakmaman gerektiğini bilmeliydin.ve şimdi hayatıma yeni  bir klavye soktum.evet senın kadar rahat ergonomik cool ve pahallı değil.hatta virgüle basınca enter görevi yapıp satır atlıyo ve space ise 2 kez basmışım muamelesi yapıyo.ama olsun. inan ki daha fonksiyonlu.inan ki yokluğunu hiç aramıcam..

!! teknolojiye muhtaç olduğumuzun kanıtıydı  yaşadıklarım.eğer klavye olmasaydı  ve ekran klavyesınden yazışmalar gerçekleşseydi eminim ki  bunu daha pratik kullanma kursları da açılırdı.bizi  kendine mahkum eden teknolojiye sahibiz. çok acı verici ve zavallıca bi durum.



ps: virgüle basınca enter,entere basınca virgül benimki.

26.1.10

doldum.taşıyorum. doğanın göz pınarının beni beklediğinden eminim.
devrime çeyrek var.
dong sesiyle sokağa fırlıcam.
ardıma bakmadan.
çokuzunzamanoldu..

16.1.10

sonunda.

ilk  dönem bitmiştir.

12.1.10

herşey yolunda. evet.hıhı.

11.1.10

Amaçlar ve zaferler uğruna yıkmak  nekadar doğru  bilinmez. Sonu  iyiyse pek doğrudur. Şimdisi kötüyse nekadar doğrudur yine bilinmez.
Her şey yolunda gitmekte. Yıkıyorum tabularımı. Çıkartıyorum birilerini, birilerinin hayatıma girmesine izin veriyorum, birilerini kendim sokuyorum, birilerine kendim ulaşıyorum. Mutluyum ben. Allah bozmasın

6.1.10

eskiydizaten

bir fanusta yaşamaya çalışan küçük japon balığıyız şu hayatta.dünya gibi yuvarlak,kirli bi fanus bu.. ne dışarı çıkarsak yaşayabiliriz.ne de içerde fazla dururusak.içere oldukça başkaları tarafından bakılmaya muhtacız.malum yemimiz suyumuz.. ama büyüdükçe hangi balık açılmak istemez ki okyanuslara, derin sulara..
kimse bana bakmasın yüzüp gideyim istemez mi büyük bir balık.
artık onu koruyan yemini verip,suyunu değiştiren bir insanı yoktur.artık o da zorlukları görür.ama bunu kendi seçmiştir zaten.bazen daha büyük balıklara yem olmaktan kıl payı kurtulur.bazen büyük bir balık olup küçüklere göz diker.artık kendini o korur denizde, okyanusta.ya da tam anlamıyla korumaya çalışır.bir japon balığı ne kadar büyüyebilir ki? hep diğerlerine göre küçük balıktır bir japon balığı.
küçük,hafızası olmayan,sadece beslenebilen ve bakıma muhtaç.hangi japon balığı cesaret edebilir ki okyanusa açılmaya.? zaten hangi balık 6 saniyeden fazla düşünebilir.küçük karides yemlerini yiyip fanusuna yeni bir japon balığının gelmesini bekleyebilir en fazla.belki o zaman okyanustan farksız olacaktır onun için o fanus.belki verilen bütün karidesleri kendi yiyen balık,küçük karides yemin diğeriyle paylaşacaktır.belki ona alışıp onu 6 sanıyeden sonra unutmaz bile.