28.1.10

yani şimdi  düşündüğümde içimdeki  boşluğu  henüz kavrayabilmiş  değilim.facebook  hesabımı  kapatalı  uzun zaman oldu gibi gliyo.saymadım ama bana geldiği kadar uzun değil sanırım .üzerimden bi  yük  kalkmış  gibi. sürekli  birilerinin hayatını  karıştırırken bulmuyorum en azından kendimi. oraya belli  bi  amaç dışında üye olan insanları da anlamış değilim . benim bi  amacım yoktu  ve üyeliğimi iptal ettim.gündemi  başka yollardan da takip edebilirim.ya da yaptığım resimleri  paylaşmak  istersem daha kaliteli paylaşım siteleri  bulabilirim.facebook televizyon kanallarındaki evlilik programlarına döndü bu arada.ciddi bi gereksiz insan nüfüsuna sahip.facebok çökse insanların çok fazla üzüleceğini düşünmeye başladım.çünkü ilgilenicek  başka seyler bulamıcaklar .ve onun eksikliğini hissetmeye başlıcaklar.ama ben hiç hissetmedim o ayrı  bi olay. ordaki  insanlar bişeyler yapıp kendilerini  gösterme kafasındalar.yoksa neden fotoğraf falan yüklesinler.benimde 195 profil fotoğrafım 9 fotoğraf albümüm vardı ve su anda onların gereksiz olduğunu düşünüp  pişmanlıklardan pişmanlık beğeniyorum .evet  gerçekten pişmanım

bu arada içimdeki  boşluğun sebebi bu değil sanırım .tatilim verimsiz geçiyo.sadece iyi müzikler öğrenip güzel filmler izleme fırsatım oluyo  ve tabiki daha fazla uyumak.ara sıra da resim yapmak.

freedom.

özgürlük istiyorum.nefes.yaşamı kemiklerimde hissetmek.gökyüzü elimi uzattığımda beni çekip alabilecek yakınlıkta.belki aşık olmak istiyorum.belki ağlamak,belki kahkahalara boğulmak,belki kendimi unutacak kadar sarhoş olmak,yüzmek,koşmak,bağırmak,camı açıp atlamak,böyle durulmaz bi enerjim  var.
       insanları  gördüğüm anda aklımdan geçenleri onlara saymak,ağlarken mutlu olmak falan.

27.1.10

klavye.

evet  sana gerçekten çok  ihtiyaç duydum.yokluğunda mausla nekadar içli dışlı oldum bilemezsin.hatta sana ihanet boyutuna geçtim. ama bunu sen istedin. bunu hakettin.beni  yarı yolda bırakmaman gerektiğini bilmeliydin.ve şimdi hayatıma yeni  bir klavye soktum.evet senın kadar rahat ergonomik cool ve pahallı değil.hatta virgüle basınca enter görevi yapıp satır atlıyo ve space ise 2 kez basmışım muamelesi yapıyo.ama olsun. inan ki daha fonksiyonlu.inan ki yokluğunu hiç aramıcam..

!! teknolojiye muhtaç olduğumuzun kanıtıydı  yaşadıklarım.eğer klavye olmasaydı  ve ekran klavyesınden yazışmalar gerçekleşseydi eminim ki  bunu daha pratik kullanma kursları da açılırdı.bizi  kendine mahkum eden teknolojiye sahibiz. çok acı verici ve zavallıca bi durum.



ps: virgüle basınca enter,entere basınca virgül benimki.

26.1.10

doldum.taşıyorum. doğanın göz pınarının beni beklediğinden eminim.
devrime çeyrek var.
dong sesiyle sokağa fırlıcam.
ardıma bakmadan.
çokuzunzamanoldu..

16.1.10

sonunda.

ilk  dönem bitmiştir.

12.1.10

herşey yolunda. evet.hıhı.

11.1.10

amaçlar ve zaferler uğruna yıkmak  nekadar doğru  bilinmez.sonu  iyiyse pek doğrudur.şimdisi kötüyse nekadar doğrudur yine bilinmez.
herşey yolunda gitmekte. yıkıyorum tabularımı.Ççıkartıyorum birilerini,birilerinin hayatıma girmesine izin veriyorum,birilerini kendim sokuyorum,birilerine kendim ulaşıyorum.mutluyum ben .allah bozmasın

6.1.10

eskiydizaten

bir fanusta yaşamaya çalışan küçük japon balığıyız şu hayatta.dünya gibi yuvarlak,kirli bi fanus bu.. ne dışarı çıkarsak yaşayabiliriz.ne de içerde fazla dururusak.içere oldukça başkaları tarafından bakılmaya muhtacız.malum yemimiz suyumuz.. ama büyüdükçe hangi balık açılmak istemez ki okyanuslara, derin sulara..
kimse bana bakmasın yüzüp gideyim istemez mi büyük bir balık.
artık onu koruyan yemini verip,suyunu değiştiren bir insanı yoktur.artık o da zorlukları görür.ama bunu kendi seçmiştir zaten.bazen daha büyük balıklara yem olmaktan kıl payı kurtulur.bazen büyük bir balık olup küçüklere göz diker.artık kendini o korur denizde, okyanusta.ya da tam anlamıyla korumaya çalışır.bir japon balığı ne kadar büyüyebilir ki? hep diğerlerine göre küçük balıktır bir japon balığı.
küçük,hafızası olmayan,sadece beslenebilen ve bakıma muhtaç.hangi japon balığı cesaret edebilir ki okyanusa açılmaya.? zaten hangi balık 6 saniyeden fazla düşünebilir.küçük karides yemlerini yiyip fanusuna yeni bir japon balığının gelmesini bekleyebilir en fazla.belki o zaman okyanustan farksız olacaktır onun için o fanus.belki verilen bütün karidesleri kendi yiyen balık,küçük karides yemin diğeriyle paylaşacaktır.belki ona alışıp onu 6 sanıyeden sonra unutmaz bile.

1.1.10

cok sacma değilmi  tekken yılbası.yenı  bı  yıla girmek.iğrenç hatta.lanet  cok kötü tiksinç.bi sürü acıyı  diğer seneye devretmek  değilmi.saçmasapan partiler yapıp sabah  yorgun uyanmak değilmi.istediğin ınsanı  düşleyip yanında hissedememk değil mi. üzülmek değil mi. neresi mutlu  yıl.neseri yeni yıl.herseyı  herkesı  yoketmek yada sadece yokolmak  ıstemek hakkım değil mi.
   ya sen ey  çocuk.mahluk.beni benden alan .mutlumusn .